Antalya’da yaşanan trajik bir olayda, eski eşi Hanım Biçer’i katleden Hızır Çelik’in cinayetiyle ilgili yeni detaylar gün yüzüne çıktı. Çelik’in, eski eşini “Gel, çocukları vereceğiz” diyerek evine çağırdığı öğrenildi.
Olay, 5 Mayıs 2026 tarihinde meydana geldi. İki çocuk annesi olan Hanım Biçer, bir hafta önce yeni evine taşınmıştı. Eski eşi Hızır Çelik ile birlikte eve geldikten sonra aralarında başlayan tartışma, kısa sürede kavgaya dönüştü. Çelik, Biçer’i eşarpla boğarak öldürdükten sonra, yüzünü bir yastıkla kapattı. Hızır Çelik, evden 3 saat sonra çıkarak, yaklaşık 16 saat sonra Biçer’in kardeşini arayıp, “Eşimi öldürdüm, gidip teslim olacağım” diyerek telefonu kapattı. Biçer’in yakınları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
Olay anına ait güvenlik kameraları, Biçer ile Çelik’in siteye girişini, Biçer’in kapıyı açıp içeri girmesini ve Çelik’in evden tek başına çıkışını kaydetti. Kamera görüntülerinde, Çelik’in evden çıkarken elinde poşetle merdivenlerden aşağıya indiği ve ardından siteden uzaklaştığı anlar yer aldı. Hızır Çelik hakkında, eski eşine karşı kasten öldürme ve kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık suçlarından iddianame hazırlandı ve bu iddianame 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Çelik, tutuklu olarak ilk kez hakim karşısına çıktı.
Cinayet Büro Amirliği ekipleri, eve girdiklerinde Hanım Biçer’in hayatını kaybettiğini belirledi. Biçer’in cenazesi, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Hızır Çelik ise Döşemealtı Polis Merkezi’ne giderek teslim oldu. İlk ifadesinde, “Eşim bana tekrar görüştüğümüzü aileme söylerim diye tehdit edip para istedi. Bu yüzden tartışma çıktı ve onu boğarak öldürdüm” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Hızır Çelik, savunmasında, “Olay günü beni aradı, evde akrep olduğunu söyleyerek fotoğraf gönderdi. Ben işim olduğunu belirttiğimde gitmedim. Akşam ise kendini öldüreceğini mesajla bildirdi. Saat 22.00 civarıydı. Ertesi gün abisini arayıp çocukların durumunu konuşacağımı söyleyince beni eve davet etti. Evde, kaynar bir tartışma yaşandı. Ben çocukların uyuması gerektiğini söyledim ama tartışma büyüdü. O an gözüm karardı ve kendimi kaybettim. Yastıkla yüzünü kapattım” dedi.
Çelik, olay sonrası çocuklarının yanına döndüğünde, ağladığını ve düğün fotoğraflarını yaktığını ifade etti. Olayın ardından yaşadıklarını anlatırken, “Ne yaptığımı bilmeden dolandım. Çocuklarımın benden başka umudu yok” diyerek pişmanlığını dile getirdi. Bu trajik olay, Antalya’da büyük bir üzüntü yarattı ve kadına yönelik şiddetin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.