Türkiye’de ekonomik dalgalanmalar devam ederken, iflas ve konkordato verileri alarm verici bir tablo ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk dört ayında mahkemelerden gelen “ret” ve “iflas” kararları, ticari işletmeler için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Konkordatotakip.com’un Basın İlan Kurumu’ndan elde ettiği verilere göre, bu yıl, ticari yaşamda adeta bir fırtına yılı haline geldi. Mahkemelere başvuran konkordato taleplerinin büyük bir kısmı kabul edilmedi.
Bu yılın ilk dört ayında, konkordato başvurularının reddedilme sayısı 716’ya ulaşarak, 2024 yılı boyunca verilen toplam reddi sayısını geride bıraktı. İflas kararlarında da durum oldukça ciddi. 2025 yılının aynı döneminde sadece 53 iflas kararı verilirken, 2026’nın ilk dört ayında bu sayı 89’a yükseldi. Bu da iflas kararlarında geçen yıla kıyasla yüzde 68’lik bir artışın yaşandığını gösteriyor. Nisan ayında tek başına 27 yeni iflas kararı alındı.
Risk haritasında dikkat çeken sektörler ise tekstil ve inşaat alanları. Tekstil sektörü, 149 geçici mühlet kararı ile krizin merkez üssü olurken, inşaat sektörü 138 dosya ile ikinci sırayı alarak riskli konumunu sürdürdü. Metal ürün imalatı da 78 dosya ile üçüncü sırada yer alarak alarm vermeye başladı.
Veriler, bir konkordato sürecinin başarıyla sonuçlanmasının ortalama 674 gün sürdüğünü gösteriyor. Ancak süreçlerin reddedilmesi ortalama 405 gün, iflasla sonuçlanması ise 378 gün gibi kısa bir süre zarfında gerçekleşiyor. Bu durum, yanlış yapılandırılan dosyaların ve stratejik hataların, yaklaşık 1-1,5 yıl içinde hem maddi hem de zaman kaybıyla sonuçlandığını ortaya koyuyor.
2026 yılının karar dağılımı ise şöyle:
– Ocak: 189 Geçici Mühlet, 195 Red Kararı, 22 İflas Kararı, 16 Tasdik Kararı (Toplam: 572)
– Şubat: 120 Geçici Mühlet, 159 Red Kararı, 20 İflas Kararı, 20 Tasdik Kararı (Toplam: 440)
– Mart: 156 Geçici Mühlet, 183 Red Kararı, 20 İflas Kararı, 18 Tasdik Kararı (Toplam: 526)
– Nisan: 218 Geçici Mühlet, 179 Red Kararı, 27 İflas Kararı, 20 Tasdik Kararı (Toplam: 601)
Tüm bu veriler, Türkiye’deki ticari hayatın ne kadar zor bir dönemden geçtiğini ve işletmelerin geleceğinin belirsizlik içinde olduğunu gösteriyor. Ekonomik tedbirlerin acil olarak gözden geçirilmesi gerektiği aşikar.