Feramuz ERDİN
Yazın en sık gündeme gelen olaylardan birisi de sahil kesimine girmek isteyen vatandaşın, orayı kiralayan işletme sahip veya çalışanları ile yaşadığı tatsızlıklardır. Genelde çalışanların kaba davranış veya sayısal çokluğu nedeniyle talebinden vazgeçmek durumunda olan vatandaşların ihbarda bulunması halinde ise vatandaşın hürriyetini engelleyen kişiler hakkında adli sonuç ve yaptırımlar ortaya çıkabilmektedir.

YARGITAY’IN KARARI ÇOK NET
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2025/98 kararı, kıyıların Anayasa’nın 43 ve Kıyı Kanunu’nun 5/1 maddeleri uyarınca kamuya açık olduğunu vurgulayarak, vatandaşın buraya erişimini engelleyen kişilerin Türk Ceza Kanunu’nun 109/3 maddesi gereğince “nitelikli şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan cezalandırılması gerektiği yönündedir. Yani, vatandaşın kamuya ait olduğu kanunla belirlenmiş bir alanda özgürce bulunmasını veya buradan yararlanmasını engelleyen kişiler hakkında hapis cezası öngörülmüştür.
KANUN NE DİYOR?
3621 sayılı Kıyı Kanunu gereğince, deniz, göl ve nehirlerde suyun bitiş noktasından itibaren en az 50 metre içinde hiçbir yapılaşma yapılması mümkün değildir. Bundan sonraki 50 metre içinde ise yollar, dinlenme alanları gibi rekreasyon alanları yapılması mümkündür. Anayasamız ve Kıyı Kanunu uyarınca, sahil kesimi istisnasız herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır.

İŞLETMELER NASIL RUHSAT ALIYOR?
Kamuya açık olan sahil kesiminde ücreti karşılığında konfor sağlamak, kıyıdan faydalanan vatandaşların bazı ihtiyaçlarını buradan ayrılmadan gidermesini sağlamak amacıyla, yukarıda sayılan kanun hükümlerine aykırı olmamak üzere, Turizm Teşvik Kanunu ve Basit Konaklama Tesisleri ile Plaj İşletmelerinin Belgelendirilmesine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre işletme izni verilebilmektedir. Ancak bu işletmelerin o bölgeyi sahiplenmesi, sınırlar ihdas etmesi, giriş ve çıkışı kontrol etmesi kesinlikle mümkün değildir. Bu işletmelerin ruhsat alanı dışına “yayılması” karşısında belediyece kesilen işgaliye vs. gibi idari cezalar, o işletmelerin burada mutlak hak sahibi olması için yeterli değildir.
Kamuya ait bir alana giriş için veya işletmenin verdiği hizmetlerden faydalanmak istemeyenlerden herhangi bir ücret talep edilmesi ise Danıştay 6. Daire 1999/1147 sayılı kararı ile uygun bulunmamıştır. Bu durumda ısrar edilmesi veya vatandaşın kamuya ait alanı kullanımının herhangi bir şekilde engellenmesi, yukarıda açıkladığımız haliyle adli kovuşturma konusudur.
“Hürriyeti engelleme”suçu kamu davası açılmasını gerektiriyor olup, şikayete bağlı bir suç değildir. Yani, mağdurun, herhangi bir vatandaşın veya denetimle yetkili kamu görevlilerinin ihbarı üzerine de Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturma açılabilir.

PLAJDA HAKKINIZI BİLİN
Şezlong kiralamak zorunda değilsiniz. Havlunuzu ücretsiz serebilirsiniz. Denize girmek için ücret ödemek zorunda değilsiniz. İşletme kamuya açık alanı kapatamaz. Engellenmeniz halinde 112 veya kolluk kuvvetlerine haber verebilirsiniz.
DÜNYACA ÜNLÜ MIAMI PLAJLARINDA DURUM NASIL?
Florida’nın dünyaca ünlü plajlarında da müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere mevsimlik işletmeler mevcuttur. Ancak bu işletmeler, sahilin genel düzeni veya kullanım hakkı ile ilgili bir söz hakkına sahip değildir. Sadece verdikleri hizmetten faydalanmak isteyenlere ücreti karşılığında şezlong, şemsiye, yiyecek ve içecek satarlar ve belli bir desibelde müzik yayını yapabilirler.
patronlardunyasi.com
